Olmuyor, yürümüyor
22 Şubat 2010 Yazan Ertürk Yıldırım
Kategori Sanlı Sarıalioğlu
Nokta santrforu olmayan G.Saray karşısına ofansif yönü yetersiz iki ön liberoyla çıkmak acaba ne kadar doğruydu? Maç öncesi 8 yabancıdan Fink ve Tello’nun kulübede oturacağını düşünüyordum. Bobo, Tabata sürpriziyle karşılaştım. İlk yarıda Fink ve Tello’nun yerine Bobo ve Tabata olsaydı Beşiktaş için hücum gücü ve pozisyon sayısı ikiye katlanmaz mıydı?
Denizli sürpriz yapmayı seviyor. Bilemiyorum, belki de futbolun savunma güvenliğini biraz abartıyor. İlk yarıdaki lig maçlarında toplam 21 gol atan Nonda, Baros, Kewell yok. Arda ileride tek başına pranga mahkumu. Ve Beşiktaş tek Arda’yı iki stoper (Sivok, Ferrari) ile bekliyor. Defansif yönü iyi olmayan Barış ve Mehmet Topal’ı da sözüm ona Fink ve Ernst ile pasifize etmek istiyor.
Galatasaray’da Barış ve Mehmet Topal’ın yerine oynayacak ofansif yönü güçlü bir oyuncu yok. Ancak Beşiktaş’ta var. Oynat Tabata’yı olsun bitsin. Bobo’yu da Nobre’nin yanına koydun mu yeme de yanında yat.
DENİZLİ ŞAŞIRTMAYI SEVİYOR
Denizli zaman zaman bizleri şaşırtmayı seviyor. 61. dakikada da bunu gördük. Beşiktaş’ın kötüleri Ekrem ve Tello idi. Hocamız tuttu Nobre ve Holosko’ya kemendi attı. Gerçekten olacak iş değil. Yusuf gibi gole yakın, yaratıcı bir ayağı da oyuna almak 74. dakikada aklına geldi.
Beşiktaş mutlak galibiyeti düşünen ve isteyen taraf değil miydi? Oyun felsefesinin buna göre olması gerekmiyor muydu? İki ön libero, tek santrfor ile etkinlik sağlanamadığı görülemiyor mu?
Fink ve Ernst aynen beklediğimiz gibiydiler. Rakibi durdurmaya çalıştılar. Top çalmak için çaba harcadılar. Defanslarına yardım ettiler. Peki bu işin bir de ofansif yönü yok mu? Soruyorum bu iki oyuncu bununla ilgili ne yaptı? Karşı kaleciyi hiç tehdit ettiler mi? Kaç şut attılar? Hangi pozisyonu yarattılar? Eh o zaman neden bir işi iki kişiye yaptırıyorsun?
Nobre oynadığı süre içerisinde hava toplarında son derece etkiliydi. Pozisyonlara da girdi, şanssızdı. Gol kısırlığı apaçık ortadayken sen Nobre’yi kenara alamazsın? Nihat sevdası da Beşiktaş’ı yedi bitirdi. Bu çocuk oynayamıyor. Sebebi ne olursa olsun hiçbir Beşiktaşlıyı ilgilendirmez.
CİMBOM İSTEDİĞİNİ ALDI
Galatasaray istediğini aldı. En önemli oyuncularından noksan olduğu bir maçta neredeyse galip bile gelecekti. Defansta Emre Güngör her geçen gün daha iyi oynuyor. Gökhan Zan zaten şansını yitirdi. Servet dikkat etmezse o da kulübeden maçları izler. Leo Franco, Atletico Madrid maçında olduğu gibi yine çok başarılıydı. Orta alanda Mehmet Topal ve Barış savaşçı kimlikleriyle sivrildiler. Elano’dan ekstra işler bekleniyor dün orta şekerliydi. Atletico Madrid maçının kahramanı Keita, bu kez kayıptı. Üzülmez’e şapka çıkartalım. Kaptan, Keita’ya nefes aldırmadı.
Maç berabere bitti sevinen Fenerbahçe oldu. Beşiktaş bu kafada giderse Türkiye Kupası, Şampiyonlar Ligi gibi lige de havlu atar. Denizli bu formatı kesinlikle değiştirmeli. Olmuyor, yürümüyor.




Yorumlar