TAKDİRE TAKDİR

01 Temmuz 2010 Yazan Ertürk Yıldırım  
Kategori Yemen Ekşioğlu


Beşiktaş`ta şuanda Q7, Hilbert ve Schuster var. Necip de kimsenin umrunda değil, A2`den Avusturya`da kampta bulunan Cumali, Ali Kuçik, Erkan Kaş, Onur Bayramoğlu ve kampa götürülmeyen Sezer Özmen ile kaleci Umut Kaya da kimsenin umrunda değil. Ama benim umrumda.

Abdül Kadir Yetimoğlu, Mertcan Açıkgöz, Orhan Öztürk, Bilal Çağrı Aras, Yosi Franci, `Onur belgesi`. Abdulkadir Gözü, Ceyhun Baskın, Mehmet Kocaman, Abdulrahman İlkyaz, Fatih Aydın, İlyas Taha Ahat, Hasat Konya, Yiğithan Eroğlu, Ramazan Başbuğ, Enes Çalışkan, Taha Uman, Umut Çalışkan… Evet bunlar da takdir belgesi alanlar ve takdirlerini takdir ediyorum. Şimdi soracaksınız kim bunlar diye. Tabi kimsenin umrunda değil. Beşiktaş`ta şuanda Q7, Hilbert ve Schuster var. Necip de kimsenin umrunda değil, A2`den Avusturya`da kampta bulunan Cumali, Ali Kuçik, Erkan Kaş, Onur Bayramoğlu ve kampa götürülmeyen Sezer Özmen ile kaleci Umut Kaya da kimsenin umrunda değil. Ama benim umrumda. Bilmiyorlarki Beşiktaş`ın geleceği Q7`de değil. Gelecek, bu çocuklarda. Bunları yetiştiren hocalar takdir edilmesi gerekirken çoğu kovuldu! Bu da yukarıdakilerin takdiri. Bakın sözleşmeleri yenilendi demiyorum, işten el çekildi demiyorum, `kovuldu` diyorum! Yakıştı mı? Yakışmadı. Ama dün ben Fulya`da yakışan çok güzel bir şey gördüm, gazetede resimlerini de görmüşsünüzdür. Minik takım kadrosunda 12 tane yukarıda isimlerini saydığım çocuklarımızın okullarında almış olduğu takdir ve onur belgesi ile birlikte 11 çocuğum da teşekkür belgesi aldı. Ama bu satırlara isimleri sığmıyor. Fahrettin hoca, Cem hoca ve Hüseyin hoca yönetimindeki bu takdirlik çocukları ben de takdir ediyorum. Atatürk ne demiş; sporcunun zeki, çevik ve ahlaklısını severim… İnşallah bu minikler ileride bazı abileri gibi şımarmazlar ve yukarıda formayı kaptıkları zaman aşağıdaki hocalarına “bizi yanlış yetiştiriyorlar” siteminde bulunmazlar.

Ama bilmeliler ki, o yukarıdaki abileri ile bu minikler de dahil olmak üzere buralara kadar yetenekleriyle geldiler. Ancak burada kalmaları da Beşiktaş terbiyesine bağlı. O terbiyeyi alamayanları hep beraber görüyoruz…

Mustafa Denizli seyirciye kulak ver

26 Nisan 2010 Yazan Ertürk Yıldırım  
Kategori Yemen Ekşioğlu


Yemen EKŞİOĞLU

Böyle mi olmalıydı. Geçen sezon bu zamanlarda yer yerinden oynuyordu. Ama dün ortalık hergele meydanıydı. Kimseye kızamıyorum, kızamıyorum da dün maç seyretmekten daha çok küfür etmeye ve eğlenmeye gelen Beşiktaş taraftarının bir bestesi var ki sezonun özetiydi.

“İyisiyle kötüsüyle bu sezon bitti. Canın sağolsun Denizli. Bu taraftar hep arkanda. Seneye korkak oynatma bizi.” Ana fikri taraftar söyledi. Ama ligin son maçında, Denizli yine aynı kafadaydı. Bilhassa ilk yarı; tribün de, sahadaki futbolcu da sezonu kapatmıştı. Halbuki matematiksel olarak şampiyonluk, Şampiyonlar Ligi hatta ön elemesiz UEFA da var. Herkes gırgırında. Hedef olmayınca maçın tadı da tuzu da yok.

Öyle ki MHK, sabrı en geniş hakem olan Kuddusi Müftüoğlu’nu maça göndermiş. O da bütün sezonun nasibini aldı. Dün günahı neydi Kuddusi’nin. Nasibini alan sadece Kuddusi değil. Federasyon, MHK, hakemler, Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım… Bugün hep futbol konuşmak isterdik ama maalesef İnönü’de futbolun dışında her şey vardı. Taraftar da biliyordu ligin son maçı olacağını. Eğer ilgili kurumlar eyyam yapmazsa, Manisa müsabakası ya seyircisiz ya da başka bir sahada oynanacak.

Ama benim için güzel bir fotoğraf vardı. Rıdvan, İsmail Köybaşı, Necip, İbrahim Kaş, Nihat Kahveci, Serdar Özkan ve Yavru Kartal 93 doğumlu Atınç Nukan… Denizli’nin kafasına taş düşmüş olacak ki beş gençle sahaya çıktı. Dün korkaklığına bile bakmadım. Önümüzdeki son üç maçta da inşallah böyle devam eder.

Ve son sözüm Ferrari’ye. Sadece Üzülmez’e baksın. Ayakta duracak hali yok. Yerden kalkmadı. Galatasaraylı Jo’dan beter alemlerde. Kulağını birileri bükmesi lazım. Herhalde o ben değilim.

Böyle güzel mi!..

19 Nisan 2010 Yazan Ertürk Yıldırım  
Kategori Yemen Ekşioğlu


Yemen EKŞİOĞLU

Hakemle maça başlamak, pek tavrım değil. Dün gece Hüseyin Göçek’in yerinde olmayı hiç istemezdim. 35 senedir hakem camiasını iyi bilirim. Göçek de, en onurlu hakemlerden biri. Ama 1 haftadır yazılanlar, çizilenler, Beşiktaş Yönetimi’nin açıklamaları, ister istemez Göçek’in takdir haklarının Siyah-Beyazlılar aleyhine olmasına sebep oldu. Bilica, Mehmet Topuz, Lugano ve Güiza sahada kalıyorsa, Göçek’e dua etsinler. Fenerbahçe’nin önü kesiliyordu. 16. adam oyundan atıldı, önü kesildi!.. Gökhan 78’de hentbolle cezalandırıldı. Peki 57’de Lugano’nun pozisyonu neydi? Yani ceza alanı dışında olunca farklı mı? Yöneticiler sussalardı çok daha iyi olurdu. Göçek’in kafasında, ‘Hep verirsem ne olur?’ vardı. Beşiktaş şampiyonluk hayallerini bitirdi. Göçek’le başladım, bitirdim. Denizli’nin ilk yarıdaki korkak futbolu, bu satırlara sığmaz. Ancak; Rakipten korkarsan, kimliğinden uzaklaşırsın. Hocam sana gol lazım! Beraberlik de senin işine yaramazdı. Korktuğunun ifadesi ise şu; 85’te Holosko sahaya alınmaz, kulübede de olmaz. Ya sahada ya tribünde olur. Hal böyle olunca, başına gelen budur…

Özkahya’ya rağmen!

30 Mart 2010 Yazan Ertürk Yıldırım  
Kategori Yemen Ekşioğlu


Yemen EKŞİOĞLU

İlk yarım saatte güvendiği dağlara kar yağınca ne olduğunu anlamadan 2-0 geriye düştü Beşiktaş. Ama oynanan oyundan Beşiktaşlı memnundu, 2-0’lık skor bile ümitleri kırmamıştı. Herkes bu maçın döneceğine inanıyordu. Ferrari, Ernst ve Sivok ilk yarım saatte sezonun belki de en kötü dakikalarını yaşattılar. Hata olacak, insana mahsus. Ama hatanın sahibi Ferrari ile Ernst olunca insan üzülüyor. Ama üzmeyen biri vardı sahada, o da İbrahim Üzülmez… Helal olsun sana, ihtiyar delikanlı. Ve tabiki Toraman ve de iki gol yemesine rağmen Rüştü. Rıza Çalımbay, ligin en rahat takımlarından biri olan Eskişehir’in hocası. Ümit Karan ve Mehmet Yılmaz’la çift forvet çıkıyor. Denizli hocam, sana mutlak galibiyet lazım, gol lazım… Sen hala tek forvetle çıkıyorsun. Holosko girdi, Eskişehir ceza sahası karıştı, maçı da kurtardın. Ama dünkü skorda bana göre bu sezonun en iyi maçını çıkaran Bobo’nun imzası vardı. Bunu attığı gol için değil, sahadaki kazanma arzusu için söylüyorum. Ve son lafım müsabakanın hakemi Halis Özkahya’ya. Hiç değinmeyecektim aslında. Beşiktaş onunla hep sıkıntılar yaşadı, dün yaşamaz diye düşündüm. Şunu soruyorum, dakika 43; Nadarevic Bobo’yu indiriyor. Bu pozisyona orta sahada faul çalmayanı zevk için yarım saat döverler. Ceza sahası içinde olsa ne olur hocam, tabi ki penaltı. Ernst’in pozisyonuna koşarak verdiğin penaltıyı Bobo’nun pozisyonuna vermezsen, kafanda şeytanlıklar ararım. Son sözüm Denizli hocama. Kasımpaşa maçının sorumlusunu İbrahim Kaş yaptın. Dün tribüne gönderdin, kulübeye dahi almadın. Aynı delikanlılığı Ferrari ya da Sivok’a gösterebilir misin hocam. Bu çocuklar bizim. Hata insana mahsus, hata olacak. Ama hocam kin olmayacak.

Falda ne var hocam?

23 Mart 2010 Yazan Ertürk Yıldırım  
Kategori Yemen Ekşioğlu


Yemen EKŞİOĞLU

Bu sefer olmadı. Denizli’nin 4-2-3-1 taktiği tutmadı. Zar gibi bir maçtı. Kısacası atanın galip geleceği bir karşılaşma. Düşeş Yılmaz Vural’ın talebelerine geldi. Holosko öyle pozisyonlar kaçırdı ki, çıldırmamak elde değil. Zemin bozuk bahanesi bile ölçü değil. Aynı pozisyonu kovulan Gökhan Güleç gol yaptı. Ernst, Necip, Sivok, Ferrari, Üzülmez ve Ekrem top kapsın, Bobo, Tello, Holosko harcasın. Yusuf’u yazmadım, o zaten sahada yoktu. Aslında vardı da en son oynayacağı yer orası. Bunu dışardan herkes gördü. Tello’yla yer değiştireceksin olup bitecek. Kanatların olmazsa yaşaman mümkün değil. Denizli’nin hep sıkıntısı vardı, “Top bizde iken sorun yok ancak rakipte iken problem başlıyor” derdi. Ama son haftalarda Beşiktaş’ın sıkıntısı top ayağında iken. Savaşan oyuncular topu kapıp mücadele ediyorlar, ancak yukarıda belirttiğim gibi miras yedi gibi kolay harcıyorlar. İşte biz bu düşüncelerde maçı izlerken, Denizli de bizim gördüğümüzü görmüş olacak ki Tabata’yı sahaya sürdü. Çünkü top kullanacak oyuncu eksikliği vardı. Yusuf vardı gerçi ama o da kanatta idi. Tabata’nın mükemmel ara pası, Tello’nun golü beraberliği kurtardı! Ortam sıkıntılı, bakıyorum 4 bin kişilik yerde Beşiktaşlı yok. Bu maç şampiyonluk yolunda en önemli virajlardan biri olmasına rağmen. Son sözüm Necip’e… Aferin oğlum! Bu kadar milyonluk ayakların yanında sana aferin.

Bu beraberlik şampiyonluk yolunda sıkıntı yaratır mı? Onu da bana değil Denizli’ye sorun. Çünkü kehanet işlerini o daha iyi bilir!

Toraman’ın maçıydı

17 Mart 2010 Yazan Ertürk Yıldırım  
Kategori Yemen Ekşioğlu


Yemen EKŞİOĞLU

Eğrisi doğrusuna denk geldi. Mustafa Denizli, her zamanki gibi İbrahim Kaş-Sivok-Ferrari-Üzülmez 4’lüsünden oluşan savunmayı, orta sahadan İbrahim Toraman-Fink-Ekrem Dağ üçlüsüyle takviye ederek önce gol yememeyi amaçladı.

‘Nasıl olsa bir gol bulup 3 puanı alırım’ düşüncesindeydi ve amacına ulaştı. Ancak bu taktik nedeniyle futbol olarak kötü bir görüntü çizdiler. Aslında zevkli bir karşılaşma olması için tüm şartlar vardı. Denizlispor oyunu çirkinleştirmiyordu, zemin harikaydı ve çok saygılı bir taraftar vardı. Ancak Mustafa Denizli’nin önemli yanlışları vardı. İyileşen Ernst ve geçen haftanın yıldızı Necip’in yedek kulübesinde oturması hataydı. Bobo dün çok yalnız kaldı. Kendisine top gelmeyince orta saha oyuncusu gibi oynamaya başladı. Dünkü galibiyette kaleci Rüştü ve savunmanın önemli payı vardı.

Denizlispor iyi oynuyor gibi gözüktü ancak bal yapmayan arı gibiydiler. Geçtiğimiz hafta sakatlanan Giray’ı çok arayacaklar. İki takım için de kritik bir maçtı. Denizlispor yenilerek ligde kalma umutlarını büyük ölçüde yitirdi. Düşerlerse bu zemini ve taraftarı çok arayacağız. Son olarak İbrahim Toraman’a değinmek istiyorum. Tek kelimeyle harikaydı. Kendisi hakkında uzun yazmak isterdim ancak bu satırlar yetmez. Toraman hakkında ‘Parayı çok seviyor’ diyenler utansın. Nüfus kağıdında TC yazıyor diye mi hak ettiği parayı istemesi böyle yorumlanıyor?

Deli İbrahim

11 Mart 2010 Yazan Ertürk Yıldırım  
Kategori Yemen Ekşioğlu


Yemen EKŞİOĞLU

Dakika 40: O ana kadar sahanın en etkisiz oyuncusu Bobo golü atıyor. İşte Nobre ile geçen maçlarda hep bu konuda eleştirimiz. Bobo durur durur ama son vuruş iyi. Onun için Bobo’dan vezgeçme. Sakatlık, hastalık dışında Bobo yanında değil, sahada olmalı.

Dakika 20: Toraman orta sahada, oraya hareketlilik lazım. Çare Ekrem ortaya ve ağır orta saha bir anda canlanıyor. Taşlar yerine oturuyor. Tabii ki pozisyonlar da gelmeye başlıyor.

Benim gözüm Necip’te. Ne farketti, hiçbir şey. Fink, Ferrari, Toraman ne kadar sahadaysa Necip de o kadar sahadaydı. Artısı vardı, eksisi yoktu. Ve tabi aklım da Serdar Özkan’da. Gidişat Serdar aileden uçacak. Yazık! Gönlüm Kaş, Nihat, Necip, Rıdvan, Köybaşı gibi gençlerle altyapıdan gelen bu çocuklarla Beşiktaş’ın geleceğini kurtarması.

Sahanın en genci Necip. Yunus Yıldırım’ın delikanlılığı bir ona yetiyor. 12. kuralı sahada Necip’ten başka herkes ihlal ediyor ama Yunus Yıldırım’ı konuşmaya gerek yok. Ceza sahası içinde yönettiği tüm müsabakalarda gözlerine perde inen Yunus Yıldırım ceza sahası dışında düdük ağzından inmiyor. Düt, düüüüt. Seyirci de artık her ‘düt’e aldırış etmiyor. İletişim araçları işliyor tabii ki, tepki büyük.

Dünün bir büyüğü de vardı. O da taraftar. Beşiktaş potaya girdi, yeter sesleri bitti. Keşke hiç olmasaydı. Alkışlarımın büyüğü, teşekkürüm İbrahim Üzülmez’e. Gençler, genç diye geçinenler utanın.

Günü kurtarmış olmayın!

28 Şubat 2010 Yazan Ertürk Yıldırım  
Kategori Yemen Ekşioğlu


Yemen EKŞİOĞLU

Köşe başı bir maçtı… Var mısın, yok musun? Yediği gol pozisyonu dahil, 78. dakikada Makukula’nın faulü dışında Rüştü yere bile yatmadı. Bunun başarının altındaki ana sebep Ferrari ve Sivok… Denizli, Kaş, Üzülmez, Sivok ve Ferrari dörtlüsünün önüne Fink, Ernst ve Toraman’ı yerleştirerek sadece dün gece için değil, benim Beşiktaş’ta hep görmek istediğim, rakibin ilk defa bu kadar pozisyonsuz ve çaresiz kaldığı bir müsabaka izledim. 63. dakikada Tello kulübeye çekildi. Ancak bilinmelidir ki bu maç, geldiğinden beri bana göre Tello’nun en iyi oynadığı müsabakaydı. Bu istek ve arzusunun devam etmesi en büyük dileğim. Her ne kadar ikinci dakikada Fink-Tello imalatıyla meydana gelen gol Beşiktaş’ı rahatlatmışsa da, Tello, Bobo’nun servisi, Ekrem Dağ’ın son vuruşundan gelen gole şapka çıkarmamak ayıp olur. Bir ayıp da Necip’e yapılana… Fink’in yerine Necip’in oynaması hiçbir şeyi değiştirmezdi. Gönlündeki Milli Takım müjdesiyle Kayseri’de olan Necip’in kulübede değil, sahada olması gerekirdi. Oyuna girdikten sonra ne farketti. Beşiktaş, Kayseri’den çok kritik bir 3 puanla döndü. Şampiyonluk hesapları içinde olduğu bu dönemde, alınan 3 puanın ne denli önemli olduğunu ilerleyen haftalarda göreceğiz.

U-14, U-15, U-16 ve U-17 altyapı takımları dün itibariyle Beşiktaş’ın, hem İstanbul’daki gruplarında, hem de Marmara gruplarında şampiyon olan ilk takımları. Yani geleceğin yıldızları emin adımlarla geliyor. İlgisizlere duyurulur!

Hakem kötü

22 Şubat 2010 Yazan Ertürk Yıldırım  
Kategori Yemen Ekşioğlu

Yemen EKŞİOĞLU

Aleks Taşçıoğlu, 10 santim dışarı çıkan topu görüyor. Doğru karar… Fırat Aydınus’a da maç boyunca çok iyi yardımcılık yapıyor. Ancak Tarık Ongun, Franco’nun elinden 30 santim içeri giren topa ‘devam’ diyor. Aynı Tarık Ongun, İbrahim Üzülmez’in pozisyonuna ısrarla faul çalarken, Keita’nın dirseğini ‘es’ geçiyor. Ve bu takdir haklarının hepsi de Beşiktaş aleyhine… Sakın ola ki bu girişi yaparken, kimse beraberliği hakem triosuna yüklemek istediğimi düşünmesin. Mustafa Denizli’nin de bu sonuçta payı çok büyük. Oyuncu tercihleri tam bir skandal. Hocam; yönetim sana güvendi, takımın en pahalı oyuncusu Tabata’yı aldı. Ama sen bir türlü bu adama güvenemedin. Beşiktaş’ın kazanmak zorunda olduğu bir maç bu, alternatifi yok. İşte bu tür maçlarda sana yaratıcı oyuncu lazım. O yüzden Tabata’nın sahada olması gerekir. Kadroya bakıyorsun, Beşiktaş takımı rakibini bir türlü önde karşılamıyor.

Holosko, Nobre, Ekrem, Fink, Ernst topla kavga eden oyuncular. Rakibe basan yok. Galatasaray’a bir yarım Arda yetti de arttı bile! Sezon başından beri Beşiktaş defansı, Ferrari’siyle rakibine en az pozisyon veren takımdı. Ama dün asist yapan bir defans adamı vardı. O da Sivok. Hiç yakışmadı. Evet hocam, sana gol lazım. Bobo yok, Nobre var. Tamam savaşmak istiyorsun da, tabelayı değiştiremezsen sonucuna katlanırsın. Top sevmiyor, direkler sevmiyor, hakem de sevmiyor; olacağı buydu. Sonuç olarak Denizli’nin oyuncu tercihleri de, değişiklikleri de büyük yanlışlardı. Galiba Beşiktaş bu sonuçla, önümüzdeki maçların zorluğunu da ortaya koyarsak bu sezonu kapattı.

Buna da katlan!

15 Şubat 2010 Yazan Ertürk Yıldırım  
Kategori Yemen Ekşioğlu

Yemen EKŞİOĞLU
Hoca sen rakibi düşünmeyeceksin, rakip seni düşünecek. Sen Beşiktaşsın… Rakibi düşünürsen, buna da katlan. İbrahim Toraman, İbrahim Üzülmez, İsmail Köybaşı, Ekrem Dağ, Tabata. 5 tane Antepli Beşiktaş’ta. Karşıda da 11 tane Antepli etti 16. Beşiktaş’ın kazanması mümkün mü? Hele kulübede de Mustafa Denizli varken!

Sağ tarafta Ekrem, önünde Holosko. Sol tarafta Üzülmez, ona yapışık Köybaşı. Sol kanada bir Olcan yetti. İlk yarı Holosko’nun boşalttığı alanda Ekrem’le dalga geçtiler. Bu kelimenin ağır olduğu düşünülmesin. Maalesef öyle! İkinci yarı, yani dakika 46, Mustafa Denizli yapacağı değişikliklerle oyunu ağırlını koyar dedik ama hala ameliyattaki narkozun etkisinden kurtulamamış galiba. Bu sefer Köybaşı kulübeye, Yusuf öne. İbrahim’in bölgesi de artık yol geçen hanına dönüştü. Baktığımız zaman Antep maçı Beşiktaş’ın bu sezonki en kritik müsabakalarından biriydi. Haftaya Galatasaray, ondan sonra Kayseri deplasmanı. Yani hep sıkıntı. Sana gol lazım Denizli golcüleri niye yanında tutuyorsun? İlk ciddi pozisyon dakika 32’de, o da Bobo’dan. Onun dışında elle tutulur pozisyon yok. Şimdi Bobo’ya kızıyorlar. Neden oyunda etkili olamıyorsun diye? Adam nasıl olsun? Çok iyi organize olmuş Antep defansına karşı tek başına savaşmaya çalışıyor. Toraman’a üzülüyorum. Ekrem Dağ’a da kızıyorum, yerden kalkmıyor. Sayın Denizli; istemem dediğin Serdar Kurtuluş, genç Olcan ve Murat Ceylan’a bak neler yapıyorlar. Bir de Nobre’ye bak. Ona tanıdığın sabrı Siirt’e gönderdiğin Can Erdem’e, 60’ın üzerinde Milli olan Ali Kuçik’e gösterseydin hem Beşiktaş kazanırdı, hem de bu kadar para heba edilmezdi. Bu sezon ilk defa Beşiktaş hakemsiz bir maç oynadı. Sahada bir hakem yoktu. Bizim istediğimiz de bu. Oyuna çomak sokmayacaksın. Aferin Kuddusi Müftüoğlu… Gaziantepspor sezon başından beri Beşiktaş’ın gündeminden düşmüyordu. Öyle bir sıkıntıya soktu ki, galiba sezon sonuna kadar Beşiktaş Antep’le yatacak Antep’le kalkacak.