Günü kurtarmış olmayın!

28 Şubat 2010 Yazan Ertürk Yıldırım  
Kategori Yemen Ekşioğlu


Yemen EKŞİOĞLU

Köşe başı bir maçtı… Var mısın, yok musun? Yediği gol pozisyonu dahil, 78. dakikada Makukula’nın faulü dışında Rüştü yere bile yatmadı. Bunun başarının altındaki ana sebep Ferrari ve Sivok… Denizli, Kaş, Üzülmez, Sivok ve Ferrari dörtlüsünün önüne Fink, Ernst ve Toraman’ı yerleştirerek sadece dün gece için değil, benim Beşiktaş’ta hep görmek istediğim, rakibin ilk defa bu kadar pozisyonsuz ve çaresiz kaldığı bir müsabaka izledim. 63. dakikada Tello kulübeye çekildi. Ancak bilinmelidir ki bu maç, geldiğinden beri bana göre Tello’nun en iyi oynadığı müsabakaydı. Bu istek ve arzusunun devam etmesi en büyük dileğim. Her ne kadar ikinci dakikada Fink-Tello imalatıyla meydana gelen gol Beşiktaş’ı rahatlatmışsa da, Tello, Bobo’nun servisi, Ekrem Dağ’ın son vuruşundan gelen gole şapka çıkarmamak ayıp olur. Bir ayıp da Necip’e yapılana… Fink’in yerine Necip’in oynaması hiçbir şeyi değiştirmezdi. Gönlündeki Milli Takım müjdesiyle Kayseri’de olan Necip’in kulübede değil, sahada olması gerekirdi. Oyuna girdikten sonra ne farketti. Beşiktaş, Kayseri’den çok kritik bir 3 puanla döndü. Şampiyonluk hesapları içinde olduğu bu dönemde, alınan 3 puanın ne denli önemli olduğunu ilerleyen haftalarda göreceğiz.

U-14, U-15, U-16 ve U-17 altyapı takımları dün itibariyle Beşiktaş’ın, hem İstanbul’daki gruplarında, hem de Marmara gruplarında şampiyon olan ilk takımları. Yani geleceğin yıldızları emin adımlarla geliyor. İlgisizlere duyurulur!

Hakem kötü

22 Şubat 2010 Yazan Ertürk Yıldırım  
Kategori Yemen Ekşioğlu

Yemen EKŞİOĞLU

Aleks Taşçıoğlu, 10 santim dışarı çıkan topu görüyor. Doğru karar… Fırat Aydınus’a da maç boyunca çok iyi yardımcılık yapıyor. Ancak Tarık Ongun, Franco’nun elinden 30 santim içeri giren topa ‘devam’ diyor. Aynı Tarık Ongun, İbrahim Üzülmez’in pozisyonuna ısrarla faul çalarken, Keita’nın dirseğini ‘es’ geçiyor. Ve bu takdir haklarının hepsi de Beşiktaş aleyhine… Sakın ola ki bu girişi yaparken, kimse beraberliği hakem triosuna yüklemek istediğimi düşünmesin. Mustafa Denizli’nin de bu sonuçta payı çok büyük. Oyuncu tercihleri tam bir skandal. Hocam; yönetim sana güvendi, takımın en pahalı oyuncusu Tabata’yı aldı. Ama sen bir türlü bu adama güvenemedin. Beşiktaş’ın kazanmak zorunda olduğu bir maç bu, alternatifi yok. İşte bu tür maçlarda sana yaratıcı oyuncu lazım. O yüzden Tabata’nın sahada olması gerekir. Kadroya bakıyorsun, Beşiktaş takımı rakibini bir türlü önde karşılamıyor.

Holosko, Nobre, Ekrem, Fink, Ernst topla kavga eden oyuncular. Rakibe basan yok. Galatasaray’a bir yarım Arda yetti de arttı bile! Sezon başından beri Beşiktaş defansı, Ferrari’siyle rakibine en az pozisyon veren takımdı. Ama dün asist yapan bir defans adamı vardı. O da Sivok. Hiç yakışmadı. Evet hocam, sana gol lazım. Bobo yok, Nobre var. Tamam savaşmak istiyorsun da, tabelayı değiştiremezsen sonucuna katlanırsın. Top sevmiyor, direkler sevmiyor, hakem de sevmiyor; olacağı buydu. Sonuç olarak Denizli’nin oyuncu tercihleri de, değişiklikleri de büyük yanlışlardı. Galiba Beşiktaş bu sonuçla, önümüzdeki maçların zorluğunu da ortaya koyarsak bu sezonu kapattı.

Buna da katlan!

15 Şubat 2010 Yazan Ertürk Yıldırım  
Kategori Yemen Ekşioğlu

Yemen EKŞİOĞLU
Hoca sen rakibi düşünmeyeceksin, rakip seni düşünecek. Sen Beşiktaşsın… Rakibi düşünürsen, buna da katlan. İbrahim Toraman, İbrahim Üzülmez, İsmail Köybaşı, Ekrem Dağ, Tabata. 5 tane Antepli Beşiktaş’ta. Karşıda da 11 tane Antepli etti 16. Beşiktaş’ın kazanması mümkün mü? Hele kulübede de Mustafa Denizli varken!

Sağ tarafta Ekrem, önünde Holosko. Sol tarafta Üzülmez, ona yapışık Köybaşı. Sol kanada bir Olcan yetti. İlk yarı Holosko’nun boşalttığı alanda Ekrem’le dalga geçtiler. Bu kelimenin ağır olduğu düşünülmesin. Maalesef öyle! İkinci yarı, yani dakika 46, Mustafa Denizli yapacağı değişikliklerle oyunu ağırlını koyar dedik ama hala ameliyattaki narkozun etkisinden kurtulamamış galiba. Bu sefer Köybaşı kulübeye, Yusuf öne. İbrahim’in bölgesi de artık yol geçen hanına dönüştü. Baktığımız zaman Antep maçı Beşiktaş’ın bu sezonki en kritik müsabakalarından biriydi. Haftaya Galatasaray, ondan sonra Kayseri deplasmanı. Yani hep sıkıntı. Sana gol lazım Denizli golcüleri niye yanında tutuyorsun? İlk ciddi pozisyon dakika 32’de, o da Bobo’dan. Onun dışında elle tutulur pozisyon yok. Şimdi Bobo’ya kızıyorlar. Neden oyunda etkili olamıyorsun diye? Adam nasıl olsun? Çok iyi organize olmuş Antep defansına karşı tek başına savaşmaya çalışıyor. Toraman’a üzülüyorum. Ekrem Dağ’a da kızıyorum, yerden kalkmıyor. Sayın Denizli; istemem dediğin Serdar Kurtuluş, genç Olcan ve Murat Ceylan’a bak neler yapıyorlar. Bir de Nobre’ye bak. Ona tanıdığın sabrı Siirt’e gönderdiğin Can Erdem’e, 60’ın üzerinde Milli olan Ali Kuçik’e gösterseydin hem Beşiktaş kazanırdı, hem de bu kadar para heba edilmezdi. Bu sezon ilk defa Beşiktaş hakemsiz bir maç oynadı. Sahada bir hakem yoktu. Bizim istediğimiz de bu. Oyuna çomak sokmayacaksın. Aferin Kuddusi Müftüoğlu… Gaziantepspor sezon başından beri Beşiktaş’ın gündeminden düşmüyordu. Öyle bir sıkıntıya soktu ki, galiba sezon sonuna kadar Beşiktaş Antep’le yatacak Antep’le kalkacak.

Artık yeter!

07 Şubat 2010 Yazan Ertürk Yıldırım  
Kategori Yemen Ekşioğlu

Yemen EKŞİOĞLU

Müsabaka 1-0. Sahanın en çabuk oyuncusu Gençlerbirliği kalecisi Serdar Klulbilge. Oyun 1-1. Yerden kalkmayan oyuncu Serdar Kulbilge. Bobo’nun golü: oyun 2-1. Sahanın en çabuk oyuncusu Serdar Kulbilge. Doğanın kanunu bu, etme bulma dünyası. Demekki emeğe saygın olacak. Serdar kardeşim, tribün de ayağa kalkın oynayalım diye bağırırken kızmayacaksın… Aferin Rüştü’ye. Maçın kader adamıydı. Yediği gole bir şey demiyorum, yakışmadı. Ama müsabakayı çeviren isimdi. Alkışların büyüğü ona.

Beşiktaş’ta söz sahibi genel kurulu üyeleri kararını vermiş. Siz ister “Yeter” deyin ister “Yetmez”. Boşu boşuna bağırmayın. 3 sene katlanacaksınız. Artık taktigi değiştirin. Mustafa Denizli’nin taktiği değiştirmediği gibi. Holosko girdi film koptu. İşlem tamam.

Şu bir gerçek ki Fabian Ernst ve Fink iyiyse Beşiktaş iyi. Gerisi boş. Hele Tello. Artık işler garanti ya, kendisi de sahada çok hoş yürüdü, ölü top kullanmak için… Kusura bakmayın ona da ihtyaç yok.

Tabii ki pozitif görüntünün bir sebebi de papatya falı yoktu. Yani yabancılardan kim kalacak, kim gidecek diye yormadılar kafalarını. 31 Ocak geçti takım da rahat, Tabata da rahat. 3 golde imzası var, 1 de gol attı, Rüştü’yle beraber alkışı kaptı. Ben her zaman aynı fikirdeyim. Serdar Özkan’ın maçıydı dün gece. Beşiktaş’ta Holosko girene kadar rakibin üstüne topla gidecek kadro içinde ikinci bir oyuncu yok. Benim beklentim Necip’te. Hazır oyuncu ancak özgüven lazım. Kovsan da, satsan da, para vermesen de İbrahim Kaş gibi bir yere gitmez. Onlar alıştılar parasız oynamaya! Onun için lütfen bu çocuklara sahip çıkalım. İletişim çağındayız herkes her şeyin farkında. Onun için ben çok kızıyorum ama tribünler “Yeter” diyor. Bünyamin Gezer’i malesef saçının telinden ayak tırnağına kadar sevmiyorum. Hele yüz ifadesi bir görseniz oyuncular yerden kalkmazken saati gösteriyor. Hocam; o gösterdiğin kol saati mi, hukuk saati mi ? Merak ediyorum, oyun 4-1’ken 3 dakika verdin. Peki 1-1 olsaydı?

Temizliğe biz de varız!

03 Şubat 2010 Yazan Ertürk Yıldırım  
Kategori Yemen Ekşioğlu


Yemen EKŞİOĞLU

Başkan Demirören ve ekibi mazbatasını dün aldı. Hayırlı uğurlu olsun. Beşiktaş kongre üyesi olarak onun her zaman yanındayız. Gelelim asıl konumuza. Başkanın da, sağ duyulu herkesin ortak fikri temizlik. Yıldırım Demirören bu temizliği sağlıklı ve sonunda huzurlu bir ortamda sağlamak istiyorsa, temizliği tribünden önce çevresinde yapmalı. Çünkü Beşiktaş tribünleri yanındakilerden çok daha temiz. Çünkü taraftar sadece ‘Yeter’ dedi.

Ancak asıl üzülünecek konu, bilhassa Denizli maçında tribündeki olayların sebebi olan kişilerin çevresinde. Üzücü olan 3 ay önce Murat Aksu’yla dirsek teması yapıp, sonra Başkan’ın yanına giden kişiler bugün yönetimde. Yıldırım Demirören temizliğe buradan başlamalı. Yönetimde olup, mazbatasını almış olsa bile. Çünkü bu zihniyettekiler, Murat Aksu’yu menfaatleri doğrultusunda sattılar! Sayın başkan bu yazıyı sakla, bu kafadaki insanlar değil seni, Beşiktaş’ı bile satarlar.

Temizlik doğru. Biz de istiyoruz. Ama hedef gösterdiğin tribünler en temiz bölüm. Orası kirlendiyse nedenini uzakta değil, omuz verdiğin yanındakilerde ara.

Bir konu daha var. 23 bin kongre üyesi olmasına rağmen 12 bin 500’ünün parası yattı. Burada da iyi bir temizlik şart, naylon üye istemiyoruz! Acaba aidatını yatırıp, oy kullanmayan 5 bin kişi nerede? Oylarını kullanmayanlar yarın ‘Yeter’ demesinler, şikayetçi olmasınlar.

Beni üzen, Başkan’a küfredenlerin şimdi orada olması. Bu koltuklar o kadar önemli mi! Unutmasınlar, ben ve benim gibi düşünen arkadaşlarımın birçoğu dün olduğu gibi de bugün de Beşiktaş Başkanı’nın yanındayız. “Gelin birlik olalım” diyen Başkan’a ‘Tamam’ diyoruz. Ama kongre farelerini, yönetim içinde sana küfür edenleri temizlediğin sürece varız.

‘Oy’una sahip olma zamanı

03 Şubat 2010 Yazan Ertürk Yıldırım  
Kategori Yemen Ekşioğlu


Yemen EKŞİOĞLU

Düne kadar başkan adaylarının beklenen listelerini gördük. Şaşırmadık. Murat Aksu’nun listesindeki isimlerin sosyal ve ekonomik durumları hakkında bilgilendirilmiştik. Önceki gün de Yıldırım Demirören listesini açıkladı. Artık benim şu kadar oyum var diyenlerin edebiyatlarını duymak istemiyorduk. Ancak gördük ki değişen bir şey yok. Sayın Yıldırım Demirören, her ne kadar hatalardan ders aldım değişeceğim dese de, görünen o ki bu iş yine başkanın sırtında. Allah yardımcısı olsun. Kenan Öner, Bülent Deriş, Halim Aydın, Hüseyin Yücel. Yerlerine tercih edilen isimler inşallah başarılı bir yönetici profili çizen bu arkadaşları aratmazlar. Çünkü bu yöneticiler her platformda kulüp değerlerini ön planda tutmuşlardı. Ancak ne yazık ki, bir-iki ay öncesine kadar Beşiktaş başkanlık makamına küfür edenler bugün listede. Kulübün yakasından düşmeyen, kulüple bir yerlere gelenler kendilerini kulübün üstünde tutarak başkanı etkilemişler. Yazık! Evet, her iki listeyi de gördük. Artık karar verme zamanı. Pazar günü 22 bin 500 üyeden, aidatını yatıran 13 bin 200 kişi oy kullanacak. Aradaki 9 bin 300 üye nerede? Bunları kimler üye yapmış. Benim lafım 13 bin 200 üyeye. Pazar günü belki de kulüp tarihinin en kritik kongresini yaşacağız. Bir kibrit çak günlerinde bir numaralı sandıkta oy kullanan, 2 bin 801 sicil no’lu üye olarak bugüne kadar çok kongreler gördüm. Şimdi kulübe sahip çıkma zamanı. Seçilen başkan kim olursa olsun sırtımızda taşırız, başkanımızdır! Ama her üye genel kurula gelip oyunu kullanmak mecburiyetindedir. Her iki listeyi de beğenmese bile gelsin oyunu atsın. Beyaz oy atsın! Ama oyunu kullansın. Oyunu satmasın! Katılım ne kadar çok olursa, kongre o kadar sağlıklı geçer. Kongre öncesi herkes plan programlarını açıkladı. Alt yapıyı ağızlarından düşürmediler, seçim yatırımlarında hep o var. İnşallah seçilecek yeni yönetim bu konuda sözünün arkasında durur.

Ve son sözum İsmail Ünal’a. Kim ne derse desin, kulübü gırtlağına kadar siyasetin içine soktu… Öyle ki Yıldırım Demirören’in listesine hatırı sayılır bir şekilde müdahil oldun. Bir sonraki genel kurulda başkanlık için yatırımlarını yapabilirsin. Eğer Beşiktaşlıyım diyorsan Cumartesi günkü konuşmalarda söz al, Fulya’daki plazaların “İSKAN”larını vereceğine dair söz ver. Cumartesi günü iskanı vereceğine söz ver, benimle beraber binlerce insan senin desteklediğin listeye oy vereceğiz. Diyemezsen o zaman elini ayağını çek! Biz yine sana selam veririz. O da Beşiktaş’ta genel sekreterlik yapmandan dolayı, Beşiktaşlılığından dolayı…

93′lü Ciguli!

03 Şubat 2010 Yazan Ertürk Yıldırım  
Kategori Yemen Ekşioğlu

Yemen EKŞİOĞLU
Dakika 66… Bu dakikaya kadar hep tribünde birbirimize soruyoruz. Toraman-Sivok kulübede oturuyor da neden Necip ile Gökhan Çalışır defansın ortasında? Necip’in yeri orası mı? Tabii ki değil! Mustafa hoca bu kadar rahat bir müsabakada bile adama yer arıyor. Bırak onu, yerin adamını oynat hocam. Denizli 66. dakikada Toraman’ı Necip’in yerine liberoya, Necip’i orta sahaya aldı. Doğrusu da buydu. Oyunun başlangıcında dizilişleri görmeden kadro elimize geçince şahsen çok mutlu olmuştum. Beşiktaş’ın geleceği sahadaydı, ne mutlu. Korcan, Gökhan Çalışır, Necip, Rıdven, İsmail Köybaşı, Cumali. İnanıyorum ki 19 Yaş Altı Milli takımında olmasaydı Ali Kuçik de dün sahada olacaktı. Ne hikmetse seçim zamanı başkan adayları için alt yapı kıymete biniyor. Borç gırtlağa kadar gelince akıllarına geliyor alt yapı. Hepsinin de yazılı ve görsel basındaki konuşmalarındaki birinci madde alt yapı. Özkaynak…

Ne farketti bu çocuklar oynayınca? Belki Diyarbakırspor, Manisaspor, Büyükşehir maçlarında da bu çocuklar oynasaydı ve aynı skorlar olsaydı eleştirilerin dozu bu derece sert olmazdı. Kasımpaşa’yı yenen Konya Şeker öyle yabana atılır bir takım değil. Hele Beşiktaş’ı yenen Kasımpaşa karşısındaki galibiyetini düşünürsek. Neyse ki kupada sıfır çekip, bir ayıp daha yaşanmadı. Hem 3 puan, hem de para geldi. Ama asıl kazanç gençlerdi. İnşallah Denizli bu kararlılığını sürdürür.

Müsabakanın hakemini sorarsanız… Sadece 69. dakikada Necip’e gösterdiği sarı kart var ki, hakemlik adına ayıpların en büyüğü. Saçını kestirerek imaj yapacağına keşke kuralları öğrenseydi!

Son sözüm Cumali’ye… Yani takım arkadaşlarının deyimiyle Ciguli’ye. 300 Lira’ya oynayan 93 doğumlu genç oyuncu sahada, 1.5 milyon Euro’luk Fink kulübede. Size soruyorum, gelecek nerede?

Muhteşemsiniz

18 Ocak 2010 Yazan Ertürk Yıldırım  
Kategori Yemen Ekşioğlu

Yemen EKŞİOĞLU

Hava sıfır. Rüzgar futbol oynamaya müsait değil. Kurtların bile zor indiği Pendik Tesisleri’ndeyim. Önce Tayfun’un kaptanlığını yaptığı U-16 takımını izledim. Muhteşemler. Bursaspor’un, Fener’in, Galatasaray’ın daha doğrusu en yakın rakiplerinin 7 puan önündeler. Muhammet kaptanlığında; Berk, Murat, Ümit ve Ufuklu takım bir harika. Furkan’ın, Hüseyin’in Tayfur’un golleri ise profesyonel liglerimizde ender görülür güzellikteydi. Kalede ilk yarı Hüseyin ikinci yarı Canberk abilerine mesaj gönderiyorlardı. Ardından saat 12.45’te U-15 maçını izledim. Soğuk dondurdu hepimizi. Son 4 senenin Türkiye Şampiyonu, Ömer Faruk, Tugay, Ümit, Ufuk, Samet, Alperen, Serkan, Alpcan, Furkan ve Sefalı kadrosuyla Pendik’i 5-2 yenen U-15’ler de grubunda açık ara lider ve şampiyonluklara abone olmuş durumda. Geçen hafta altyapısıyla övünen Bursaspor’u bu yaş gruplarında 5-0 ve 5-1’lik skorlarla yenerken de, o soğuğa rağmen dün de çok mutluydum. Pendik’in Teknik Patronu Fenerbahçeli Abdülkerim Durmaz, “Abi bu soğukta burada durulmaz. Seni hastanelerde görmek istemiyoruz” diyerek beni oradan göndermeye çalışırken ayrılmak istemedim. Çünkü Beşiktaş’ın geleceği muhteşem oyuncular vardı. Onların attıkları goller beni son derece mutlu etmişti.

Huzur doluydum. Ta ki bu yazıyı yazma kararı alana kadar. Evet huzurum kısa sürdü. 10.5 milyon Euroluk Tabata kulübede, bin 500 TL’lik Necip sahada gururumuz oldu. Bu takımı bu hale getirenler, bu ortamı yaratanlara helal olsun! Bu beyaz forma yerine keşke siyah formalarla sahaya çıksalardı. Beyazla seçildiler. Hocam… Yapma be hocam. Bu kimsenin eseri değil. Bu tamamen senin eserin.

Son sözüm. Hani temizleyeceğiz dediğiniz taraftar vardı ya. O taraftarı özlüyorum biliyor musunuz? Çünkü bu takımda taraftar korkusu da kalmamış!

Beşiktaş’ın geleceği…

06 Ocak 2010 Yazan Ertürk Yıldırım  
Kategori Yemen Ekşioğlu

Yemen EKŞİOĞLU
Kimse kusura bakmasın. Bu ne sevgi, ne de başka bir şey. Ben sadece Beşiktaş’ın geleceği açısından aşağıda yazacaklarımı aktarıyorum. Belki hep aynı şeyleri söylüyorum, ama bıkmayın ne olur…

Herkes diyor ki: Hep Beşiktaş’ın borçlarından bahsediyorsun, Fenerbahçe’nin, Galatasaray’ın borçları yok mu? Var! Dedikleriniz doğru, ama onlar bir silkelendiklerinde, anında çözüm üretiyorlar. Beşiktaş’ta öyle değil. Gelecek, Yıldırım Demirören’in iki dudağı arasında. “Varım” derse de bir dert, “yokum” derse de… Bunu ben değil, Yıldırım Demirören’in yanından ayrılmayanlar da söylüyorlar, arkasından… Yüzüne de “Padişahım çok yaşa!” diyorlar. Bu yüzdendir ki, bıkmayın ne olur… Beşiktaş’ın geleceği alt yapılarda!

A2’den bir oyuncu yok!
Takım dün çalışmalara başladı. Araştırdım. Fenerbahçe’de 5-6, Galatasaray’da 7-8 oyuncu. Bursaspor’da, Kayserispor’da, Trabzonspor’da da bir o kadar… Yani bugün ligin üst sıralarında hedefi şampiyonluk olan takımların hepsinde devre arası kampında A2 takımlarından oyuncular var. Peki Beşiktaş’ta kaç tane var? Sıfır!

Ama Denizli bana öyle söylememişti. Bakın bana neler neler söylemişti: “Ben bu ligde Mustafa Denizli oldum. Eğer Beşiktaş’a oyuncu almamı istiyorsanız A2 liginin mutlaka kurulması lazım…” Denizli yanımda, bana göre Türk futbolunun alt yapısı için en iyi yatırımları yapan Mahmut Özgener’e telefon açtı. A2 liginin Türk futbolunun geleceği açısından mutlaka kurulması gerektiğini söyledi. Kendinin de o ligde Altay takımında oynadığını anlattı. Ama malesef, Denizli bu konuda beni olduğu kadar hepimizi yanılttı.

15. hafta, 25. hafta, 30. hafta sözleri geçen seneden sonra, çekirgenin sıçraması gibi yeniden gerçekleşebilir. Ama bu sene o verdiği sözlerin hiçbiri daha gerçekleşmedi. Doğrusu kimsenin de umurunda değil. Kimse takipçisi olmadı. Kızmayın bana ama ben sadece A2 konusunda verdiği sözün takipçisiyim.

Hocam, hani salı-çarşamba maçları takip edecektin? Hani hafta sonunda oynamayan oyuncuları A2’de oynatacaktın? Hani hocam, idman programlarını ona göre yapacaktın? Devre arası A2 takımından çocukları motive etmek için kampa alacaktın? Hepsinden daha önemlisi, hani hocam Gökhan Keskin’le, Sergen Yalçın’la, Sarp Yiğit’le her hafta toplantılar yapacaktın?

Sezonun ilk haftası dışında bir tane toplantı yaptım de, Fanatik gazetesinde bir yazı daha yazan namerttir.

İnşallah masaya yumruğunu vuracak bir yönetici gelir de Beşiktaş’ın geleceği kurtulur. Bağışlayın beni, kusura bakmayın ama Beşiktaş’ın geleceği her türlü aşağıda…

İyi tatiller

23 Aralık 2009 Yazan Ertürk Yıldırım  
Kategori Yemen Ekşioğlu

Yemen EKŞİOĞLU
Son sezonun iki kupalı şampiyonu Beşiktaş, hem itibarını kurtarmak, hem biraz para kazanmak, hem de 48. Türkiye Kupası’na iyi başlamak istiyordu. Yusuf-Nobre oyuna giriyor, Tabata-İsmail çıkıyor. Yani 16-17 milyon Euro dışarıda, işte bu transfer başarısı. Bir de hocanın başarısı var. Bu turnuvada her galibiyet, her puan, her gol para demek. O halde hala tek forvet niye? 46. dakika Nobre-Bobo yan yana, gol de geldi, pozisyon da… Üzüldüm Korcan’a. Çok şanssız bir gol yedi.

Bir kişi aranıyor, Delgado yolda. Delgado’dan vazgeçilmiyor, kağıt üzerinde iki kişi var; Tello ve Tabata. 8 milyon Euro’luk Tabata 44. dakikada gözümüze çarptı. Üstüne sanki ölü toprağı serpilmiş gibiydi. Fiyatı başa bela olduğu gibi, gönderilmesi de sıkıntı. Ama o, şu ana kadar verdiği görüntüyle ‘benim burada işim yok, ben yanlış yaptım, siz de yaptınız. Bırakın beni gideyim’ der gibi. Biz de biliyoruz bu olmadığını, ama Mustafa hoca öyle zamanlarda, öyle yerlerde Tabata’yı kullandı ki, Nihat’ta olduğu gibi Tabata’yı da seyircinin önüne atmış oldu.

Beşiktaş takımı, Bursa şokunu atlatamamış. Manisa çok istedi, istediğini aldı. Beşiktaş’ta görünen o ki, yine Ernst, Fink, İbrahim Toraman ve Üzülmez… Gerisi maç bitse de tatile gitsek havasında. Beşiktaş bu gruptan çıkacaktır, ama gidişat iyi değil. İrtifa kaybediyor, inşallah bu irtifa kaybı kongreyi etkilemez. Çünkü Beşiktaşlı duygusal, olaylardan çabuk etkilenir.

Sonraki yazılar »