1-0’ı koruma yöntemi
30 Kasım 2009 Yazan Ertürk Yıldırım
Kategori Güven Taner
Önde koşan Fenerbahçe ile Galatasaray’ın çokça puan yitirmeye başlamaları, Bursaspor’u, Kayserispor’u zirveye yapıştırdı ve Beşiktaş’a da o olanağı sundu.
Maçı kazanmak, liderin bir puan arkasında ikinciliğe yükseltecek, puan yitirmek beşinci sıraya indirecekti.
Sivas ligin en çok gol yiyen takımlarındandı. Savunma sorunu büyüktü. İyi hücum eden takımlara dayanamıyordu.
Ama… Beşiktaş son hafta içinde Fenerbahçe ve M.United ile zorlu maçlarını oynarken Sivas lig tatili yapmış, bırakın yıpranmayı, güç toplamıştı!
Mustafa Denizli’nin takımı belki yorulma korkusuyla belki zirveye aday olmanın getirdiği özgüveni kötüye kullanmaktan Sivas’ın üzerine gitmedi. Sivas Beşiktaş’ın üzerine geldi. Beşiktaş rakibinin bu açılışı bile değerlendirmeye alamadı. Yeniden takıma giren Nihat pasifti. Tabata’nın topu dikine, ileri oynama, araya paslar atma cesareti yoktu. Biri direkten dönen üç şut attı, başka görünmedi. Beşiktaş’ın ceza alanına yaptığı ilk orta 29.dakikadaydı ve onu da Bobo gole çevirdi. Bobo bundan 5 dakika sonra bir temiz gol daha attı, ama yardımcı hakem ofsayt kararı ile bunu yedi! Aynı yardımcı Beşiktaş’ın ilk kalabalık hücumunu da yanlış ofsayt kararı ile durdurdu! Eğer böyle devam ederse MHK onu ofsayta düşürür!
Beşiktaş ikinci yarıda savunmayı ileri çıkararak ve önde basarak hem rakibini kalesinden uzakta oynatmaya hem de kalabalık hücumlar yapmaya yöneldi. Ancak bu kez üçüncü bölgede iyi pas yapmayı ve yardımlaşmayı başaramadı. Önceki maçlarındaki top kullanma çabukluğunu gösteremedi. Bu oyun yapısında Beşiktaş daha etkili göründü, ancak Sivas da hem savunmayı hem hücumlarını daha rahat yapabildi. Beşiktaş’ın en değerli yanı, 1-0’ı geri yaslanarak değil, yeni goller arayarak korumaya çalışmasıydı.
Şampiyonluk filmi yeniden vizyonda
30 Kasım 2009 Yazan Ertürk Yıldırım
Kategori Sanlı Sarıalioğlu
Beşiktaş’ın öncelikli hedefi bedava gol yememekti. Bu yönde inanılmaz dikkatliydiler. Riske hemen hemen hiç girmediler. Takım savunmasını da iyi yaptılar.
Ferrari-Sivok, Ernst-Fink göbeği çok iyi kapatıyorlar. İbrahim Kaş sağ bek oynamasını yavaş yavaş öğrenmeye başladı. Ayrıca ataklara da katılıyor. İlk yarıda iki üç kez son çizgiye inip etkili paslar verdi.
Beşiktaş ilk 45 dakikada sadece Sivok’un kaptırdığı bir top sonucu kalesinde ufak bir tehlike yaşadı. Bunun dışında hiç zorlanmadı. İlk bölümde ofansif yönde ise 4 etkili atağı vardı. Biri golle sonuçlandı. Birinde Ekrem ıska geçti. Bir başka atakta top direkten döndü. Bobo’nun sayılmayan golü ise hakeme takıldı. Bu pozisyonun yakından uzaktan ofsayt ile ilgisi yoktu. Yardımcı hakem Beşiktaş’ın maçı sıkıntılarla bitirmesine neden oldu.
Sivasspor Teknik Direktörü Muhsin Ertuğral, kulübesinin önünde durmadan çırpınıp durdu. Tribüne dönüp bir şeyler anlatmaya çalıştı. Afrika’dan sonra bize pek alışamadı herhalde. Şaşkın bir hali vardı. Hey gidi hey. Gel de geçen sezonun Sivas’ını arama.
İkinci yarıda Kartal “Uyutma taktiği” ile oynadı. Uyudu ve uyuttu. İki ileri bir geri sonra yine aynı. Pas pas pas ve pas. Aynen Mehter Takımı gibi, iki ileri bir geri. Peki 3 puan için bu mu en garanti yol? Sivas’ın eti budu belli. İkinci golü atıp maçı tamamen koparmak daha doğru olmaz mıydı? Ya kör bir kurşuna kurban gidilseydi. Bunun faturası nasıl ödenirdi? Nitekim 82′de Sivas bomboş bir pozisyonda topu dışarıya attı.
35′lik delikanlı dur durak bilmiyor
Beşiktaş’ın gol sayısını artıramamasında Tabata ve Nihat’ın yetersizliği de büyük rol oynadı. Denizli bu oyuncuları daha önce kenara almalıydı. Bu ikili hiçbir şey oynamıyor. Bu kez Ernst savunmanın önünde Fink biraz daha hücuma yakındı. Ernst her zamanki gibi yine yararlı işler yaptı. Fink için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Laf söylenmeyecek bir başka oyuncu da Ekrem. Durmadan koşuyor, nerede görev verilirse oynuyor. Pardon az kalsın unutuyordum, bu İbrahim Üzülmez’e şapka çıkarılır. 35′lik genç delikanlı dur durak bilmiyor. İleri geri lokomotif gibi gidip geliyor.
Beşiktaş galibiyet serisine devam ediyor. Trabzonspor, Fenerbahçe ve Manchester zaferlerinden sonra Sivas’ı da kazasız belasız atlattı. Geçen sezonki film tekrar vizyona girmiş gibi gözüküyor. Beşiktaş kazanmasını biliyor. Bunun öncelikli yolu da sağlam defans kurgularından geçiyor. Ah bir de forvetler gerçek kimliklerine bürünebilseler. İşte o zaman Kartal’ı ligde hiçbir takım durduramaz.
Macera tutkusu
30 Kasım 2009 Yazan Ertürk Yıldırım
Kategori Turgay Demir
İşin kolayı, aklın yolu, Beşiktaş kadrosunun gerçeği Ekrem, Fink, Ernst, İsmail dörtlüsünü orta sahada kullanmak, önlerine de Tabata ya da Nihat’tan birini koyup ileride Bobo’yu bırakmak… Doğru bu ama doğruyu arayan kim? Takım çok önemli üç maçta altı gol atmış, kalesinde doğru düzgün pozisyon bile görmemiş… Niye bozuyorsun kadroyu? Hadi Toraman sakatlandı ve o bölgede zorunlu bir değişiklik yaptın, peki Ekrem’in yeri niye değişti? İsmail Köybaşı neden yedek? Denizli, beşaltı hafta üst üste aynı oyuncuları, aynı bölgede kullansa ve zorunlu haller dışında değişiklik yapmasa hem sistem oturacak, hem takım makine düzeninde oynamaya başlayacak ama nerde? Macera aramak böyle bir şey… Hep farkını ortaya koyma gayretinde Mustafa hoca… Halk arasında buna rahat batması derler… Dün Sivas’ta yine üç hafta önceki manzaralar vardı… Önde bekleyen Nihat, Tabata ve Ekrem, geride bekleyen altı oyuncu ve aralarında Konya Ovası gibi büyük bir boşluk…
Cümbür cemaat hücum
Hal böyle olunca Beşiktaş bir türlü oyunun kontrolünü ele alamadı… Bobo’nun sakatlanma pahasına attığı golle öne geçmesine rağmen orta alanda oyunu tutamayan Kartal kontratağa mecbur kaldı… Muhsin Ertuğral’ın, “Böyle oynayan bir Beşiktaş için bu kadar tedbir fazla” dercesine Kadir’i çıkarıp forveti İbrahim Şahin’le takviye etmesi Sivas’ın Beşiktaş kalesine daha sık gelmesini sağladı… Buna karşılık Denizli de en sonunda orta alandaki zaafı fark edip Tabata-Uğur değişikliyle çözüm aradı… Aslında bu hamle bile çok şeyi değiştirmedi ve Sivas baskı kurmayı başardı ama İbrahim Şahin sakatlanıp çıkınca denge bir kez daha Beşiktaş lehine bozuldu. Son dakikalarda cümbür cemaat hücuma çıkan Sivas arkada büyük boşluklar bıraktı. Ekrem, Fink, Ernst, Tello net fırsatları değerlendirseler her şeye rağmen skor çok farklı olabilirdi.
Psikolojik darbe
30 Kasım 2009 Yazan Ertürk Yıldırım
Kategori Sergen Yalçın
BEŞİKTAŞ açısından psikolojik olarak zor bir maçtı. Çünkü ben bu tür maçları çok yaşadım, iyi bilirim. Avrupa’da eğer üst düzey bir mücadele göstermişseniz sonraki lig maçı işkence gibi gelir. Bazen rahat geçer, bazen de zor. Bir kere hedef takım olarak görülürsünüz. Üzerinizde kazanma baskısı olur. Üstelik F.Bahçe ve G.Saray da kaybetmiş…
EĞER 3 puan almazsanız moraliniz bozulur, bu durum gelecek haftalara yansır. İşte bu şartlarda Beşiktaş, Sivas’ta rahat kazandı.. Fakat tabela 1-0 değil 5-0 olabilirdi.. Ama ne ilginçtir ki, son dakikalardaki abartılı bir şekilde geriye çekilme yüzünden Sivas şans golü atıp maçı beraberliğe de bağlayabilirdi. Ben sözü fazla uzatmadan maçtan mesajlara geçeyim…
1 BEŞİKTAŞ formda… Bunun nedeni de ailece hücum edip ailece savunma yapmaları. Gerçekten çok disiplinli bir taktikle ve akıllıca oynuyorlar. Beton gibi defans yapıyorlar.. Nitekim 3 puana ihtiyacı olan Sivas sadece 2 tane pozisyon-cuk bulabildi. O kadar.. Ama Beşiktaş’ın final pasları iyi olsa maç tarihi bir farka giderdi.
2 BUNDAN önce Beşiktaş deplasman maçlarında özellikle ilk yarılarda oyunu hep tutuyordu. Hatta dış bekler hiç çıkmıyordu. Bu kez İbrahim Kaş ve İbrahim Üzülmez ileri-geri motor gibi çalıştı.. Bunda karşılarındaki Musa ile Cihan’ın içeri dalarak oynamaları da önemli etkendi. Onlar boş olan bıraktıkça ileri gittiler. Hatta orta sahayı geçmez denen İbrahim Kaş, mükemmel bir asist yaptı. Diz altı orta tam da Bobo’luktu…
3 MUSTAFA Denizli, tıpkı F.Bahçe maçındaki gibi Sivas’ın kenardan atak yapmasını engelledi. Nihat’ı Faruk, Ekrem’i de Abdurrahman’ın üzerine verdi.. Abdurrahman ve Faruk bu ligin en hücumcu bekleri. Ancak Nihat ve Ekrem’i düşünmekten ortayı geçemediler. Böylece de Sivas hücumda hiç çoğalamadı.
4 SİVAS, tam da Sivok ve Ferrari’ye göre top oynadı. Beşiktaş’ın 3’lü hücum hattı (Nihat-Bobo-Ekrem) önde koştular ve Sivas genellikle top şişirmek zorunda kaldı. Bir muz ortaya dönüşen etkisiz topları da Ferrari ve Sivok ile yine stoper kökenli Kaş armut gibi topladılar.. Zaten Kamanan, Anelka tarzı açık alanda etkili olan bir forvet, havadan iyi değil. Ferrari havadan kuş uçurtmadı. Sivok yerde ise kötüydü, rakibi pozisyona sokan 2 tane ciddi hata yaptı…
5 BİREYSEL olarak baktığımda hem hücumda hem savunmada müthiş çalışan Ernst’e bayıldım fakat Tabata ve Nihat’ı beğenmedim. Nihat’ın ismi belki adamını çıkartmadı ama bariz gözüküyor ki maç eksiği var. Tabata aldığı paranın altında eziliyor. Dikkat ettim, çoğu topu bireysel olarak davranıp ezdi. Takımın oyununa ayak uyduramadı. ‘Gol atıp kahraman olayım’ fikrinden vazgeçsin…
6 SON bölümde Rüştü’nün zaman geçirmekten sarı kart görmesi doğru değil… Beşiktaş gibi bir takım 2. golü bulmalıydı. M.United maçının yorgunluğunu hissettiler diyeceğim ama şu da var ki; 90+’larda 4-5 adamla hücum ettiler…
7 BEŞİKTAŞ’A artık özgüven geldi. Daha önemlisi G.Saray F.Bahçe’nin yaptığı çifte asisti ‘gol’ yapıp 9 puanlık bir galibiyet aldılar, psikolojik darbe vurdular.
Yeter mi yetmez mi?
30 Kasım 2009 Yazan Ertürk Yıldırım
Kategori Sanlı Sarıalioğlu
Trabzon’dan galibiyetle dön, ezeli rakibin Fenerbahçe’yi 3 farkla devir ve bir de Manchester destanı. Sakın ha, “Manchester’ın yedek kadrosuydu” demeye kalkışmayın, fena çarpılır, yamuk yumuk olursunuz. Onların yedeği ile ası arasında öyle büyük farklar yoktur. Ayrıca kendisini kanıtlama çabasındaki yedeklerle, o büyülü Old Trafford’da, baş etmek çok daha zordur.
Hep beraber izledik, coştuk, kabımıza sığmaz olduk. Ölesiye koşan, savaşan mangal yürekli cengaverlerimizle gurur duyduk, havalara sıçradık. O ne hırstı, o ne bütünleşmeydi, o ne kararlılıktı öyle. Tek ses, tek yumruk olmuşlardı. Bas bas bağırıyorlardı; “Biz buradan üç puanı çıkaracağız.”
Rüştü’nün maçın uzatma bölümündeki o iki kurtarışında kalbim duracak gibiydi. Hemen aklıma deneyimli kalecinin daha kısa süre önce İnönü’de ıslıklanması geldi. İçim burkuldu. Neşem bir anda kaçtı. Hey gidi kavanoz dipli dünya hey.
Sadece Rüştü mü? Diğer futbolcular da zaman zaman o tepkilerden nasiplerini almadılar mı? Kendi seyircisi tarafından protestoya uğramak futbolcuyu öldürür, bitirir. Rüştü ve arkadaşları işte o inanılmaz ızdırap verici günlerden çıkıp bu noktaya geldiler… Ve İngiltere’den haykırdılar: “Lütfen biraz anlayış, lütfen biraz saygı.” Demirören ve yönetiminin de aynı duygular içerisinde olduğunu hepimiz biliyoruz.
LÜTFEN SAYGILI OLALIM
Neden biz en ufak falsoda, en ufak tökezlemede insanlarımızı yerden yere vurmak isteriz. Kopar kellesini, at gitsin! Küfürle gitsin, arkasına teneke bağlanarak gitsin! Bu denli sadist miyiz? Bu denli vicdansız mıyız? Bu denli sağduyudan yoksun muyuz? İnsanların saygınlığına karşı bu denli duyarsız mıyız?
Neden futbolu bir oyun olarak görmüyoruz, görmek istemiyoruz? Bu barbarlıktan ne zaman kurtulacağız? Beşiktaş şu anda tam gaz yoluna devam ediyor. Lütfen bunun keyfini, mutluluğunu doyasıya yaşayalım, yaşatalım ve saygılı olalım.
Kartal, görkemli kanatlarıyla gökyüzünden İnönü’ye bakıyor ve soruyor: “Bu kadar protesto, bu kadar küfür, bu kadar ayıp yeter mi, yetmez mi? Yuh mu yoksa alkış mı?” Haydi bakalım hani o hep sizin sözüne ettiğiniz ‘Kartal duruşuyla’ verin yanıtı.
Daum kurban keserse
30 Kasım 2009 Yazan Ertürk Yıldırım
Kategori Güven Taner
Fenerbahçe ile Galatasaray 6’da 6 yaptıklarında Daum ile Rijkaard’ın ne büyük hoca oldukları anlatılıyordu… 12 puan geride kalan Denizli’nin hocalık yeterliği dibe vurdurulmuştu!
Beşiktaş son 7 haftada Fener’e 8, G.Saray’a 10 puan fark attığında Denizli saldırıları durduruldu. Şimdi iki yüce yabancının cüce yanları didikleniyor!
“Daum’a 3.2 milyon avro artı prim verilir mi?” diye soruldu.
Bence hiçbir hocanın yaptığı iş o paralar etmez.
Ne var ki futbol ekonomisi, rakamları oralarda oluşturmuş bir kere!
Daum, her fırsatta Türk bayrağı sallamasına, ulusal marşımız söylenirken ağzını oynatmasına, “Boğaz, rakı, balık gibisi yok” demesine, ‘Türkiye’yi ikinci vatanı göstermesine’ ve sözleriyle başkan okşamasına, bugün bir de kurban kesmeyi eklerse var ya… Seneye en az bir milyon fazla eder!
***
Dün bir dostum aradı, maçı izleyememiş, sordu:
“Beşiktaş nasıl oynadı?”
“Old Trafford’da M.United’ı yendi, özeti bu.”
“Haa anladım”, dedi.
Ne anladı, sormadım.
Maçtan kalacak onun anladığıdır.
***
Tribündeki küfür temizliğinin yanına sigara temizliğinin de eklenmesi gerektiğini yazdığımda çok tepki iletisi almıştım. Birinde “Ben para verip giriyorum sigaramı içerim, hakkımı yedirmem” diyordu… Bu çürük mantığın da üzerine gittim. İki gün sonra o kişiden bir ileti daha geldi. “İki gündür sigara içmiyorum” diyordu!
Çok sevindim.
Beşiktaş’ın Fener ve M.United galibiyetleri ona yaptığı bu iyi işin ödülü oldu sanırım. Dilerim üstlerine bir keyif sigarası yakmamıştır!
***
Colin Kazım’ın sırtından Fener formasını aldığınızda karşınızda ‘şirin, delişmen, kimsenin iplemediği, asi ruhlu, dünyayı henüz kavrayamamış sıradan bir mahalle çocuğu’ kalır. O zaman bir yerlere “ 8JK yazsa” mahallesinde bile ses getirmez.
Kimse onu Colin Kazım olarak önemsemiyor, Fenerbahçeli Kazım diye önemsiyor. Fenerbahçe kişiliğini böyle abuk sabuk tavırlarla değil, ağırbaşlılıkla taşımalıdır.
Dışarıda rakiple alay et, sahada hakeme söv… Tanrı vergisini böylesine kötüye kullanmak, akıl alır gibi değil!
Ve hâlâ akıllanmadı…
Ceza aldığı için Fenerbahçeliler’den özür diledi de, aklınca dalga geçtiği Beşiktaş’tan dilemedi!
Neşet Merdin kardeşim
30 Kasım 2009 Yazan Ertürk Yıldırım
Kategori Yemen Ekşioğlu
Beşiktaş çok hırpalanmıştı. Trabzon, Fernerbahçe, Manchester maçları, fizik ve beyin olarak Siyah-Beyazlılar’ı yormuştu. Bir de camiadaki sıkıntılar… Onun için dün geceki Sivas maçı her açıdan önemliydi.
Varsayımlar üzerinde durmam. Ama 39. dakikada Bobo’nun attığı mükemmel bir gol var ki Neşet Merdin kardeşim ne hikmetse kolu havada. Sadece bu pozisyonda değil, Ernst’in pozisyonunda da kolu havada. Golü verse oyun 2-0 olacak ve Bobo da sakatlanmayacak. Kısacası bir yardımcı hakemin müsabaka üzerinde oyunun kaderini ne kadar etkilediğini anlayın. Hani bazı arkadaşlar Rusya dönüşü Adnan Polat’a, “Siz bu işi bilmiyorsunuz orta hakemleri bırakın, yardımcıları halledin” derken, yalan da söylememiştir. İşte Bobo’nun çıkışıyla Nobre’nin girmesi, ardından Tabata’nın çıkıp Uğur İnceman’ın girmesi… O ana kadar devamlı rakip ceza alanı içinde olan Beşiktaş işi kontra ataklara bıraktı. Öyle ki sahada topla kavga eden oyuncular olması topun duvara çarpıp geri gelmesi ve Beşiktaş’ın son dönemlerde en istikrarlı bölgesi olan İbrahim Kaş, Sivok, Ferrari, Üzülmez, önlerinde Ernst ve Fink sıkıntılı anlar yaşadı. Ama güzel olan bir şey var İbrahimlerin en küçüğü Kaş, ortanca abisi Toraman’ı hiç aratmadı ve bu sezonun en iyi topunu oynadı. Bunu attırdığı gol için söylemiyorum. 90 dakika hem hücum hem de defanstaki görüntüsü mükemmeldi. Kısacası dün geceyi Beşiktaş çok huzurlu geçirecekti ama Neşet Merdin sıkıntılar yarattı. Dua etsin oyun Beşiktaş’ın lehine sonuçlandı. Yoksa çok sıkıntı yaşardı.
Değişen Beşiktaş
30 Kasım 2009 Yazan Ertürk Yıldırım
Kategori Turgay Demir
Mustafa Denizli ne zaman inadından vazgeçti Beşiktaş gaza bastı. Trabzon, F.Bahçe ve dünya devi Manchester United. Bu üç maçta da Beşiktaş, orta sahasını kalabalık tuttu. Üç galibiyet, atılan altı gol. Kalesinde gördüğü gol adedi sıfır. Sanırım bu manzara bazı şeyleri ortaya koymaya yetiyor. Bundan sonra Beşiktaş asla 4-2-3-1′e dönmemeli. Sayılara kafasını çok takan biri değilim ama bazı şeyleri anlatmak için de bu gerekli. İşin özü şu ki Beşiktaş’ın elinde, orta sahada oynayıp, hem savunma görevini yapıp, hem de hücuma destek verebilecek bir tek oyuncu bile yok. O nedenle defanstaki dörtlü ile ilerideki dörtlünün tüm yükünü Ernst ve Fink’e bindiren 4-2-3-1 Beşiktaş’a bir beden büyük geliyor. Almanlar’ın sağına Ekrem yerleşti, solda İsmail, Serdar Özkan, Tello’dan hangisi oynar bilinmez ama eğer kadroda istikrar sağlamak istiyorsa Denizli’nin atması gereken ilk adım zorunlu haller dışında şu yedi oyuncudan vazgeçmemektir; Toraman, Sivok, Ferrari, Üzülmez-Ekrem, Erns, Fink.. Bundan önceki maçlarda alınan sonuçlar belli, son üç zorlu maçta alınan sonuçlar da belli. Fazla söze gerek yok. Eğer Mustafa hoca Trabzon, Fenerbahçe ve Manchester maçlarında yenilgi korkusuyla orta alanı kalabalık tuttuysa ve Sivas maçından itibaren eskiye dönecekse yandı gülüm keten helva. Denemesi bedava. Macera isteyen, takımın çok çabuk uyum sağladığı 4-4-1-1′den vazgeçip, 4-2-3-1 ucubesine geri döner. Biz de hep önümüzdeki maçlarda birlikte seyreyleriz manzarayı. Her neyse. Bizimkisi ‘testi kırılmadan’ yol göstermek. En iyisini elbette Mustafa Denizli bilir. Davul onda, tokmak onda, nasıl isterse öyle çalsın.
Sivas’a dikkat!
Manchester zaferinin Beşiktaş takımına moral motivasyon ve özgüven açısından büyük katkı sağlayacağı kesin. Ancak, böyle zorlu maçların ardından futbolcularda bir gevşeme ya da yorgunluk baş göstermesi de büyük ihtimal. Galatasaray Avrupa’yı sallarken böyle zaferlerin ardından ligde hep darbe yedi. Aynı şekilde Fenerbahçe, Şampiyonlar Ligi’nde yarı finali zorlarken benzer sıkıntılar yaşadı. Dolayısıyla Sivas deplasmanında Beşiktaş bir kazaya uğramak istemiyorsa çok dikkatli olmalı. İşi en başından itibaren sıkı tutmalı. Benden uyarması.
Hakan Şükür ve çakma şöhret!
Bravo Hakan Şükür. TRT’de inanılmaz yerinde yorumlar yapıyor. Bazıları gibi ‘in’ olmadan ‘cin’ olmaya, cin olmadan adam çarpmaya kalkmıyor. Keskin ifadelerle, önüne gelene sallayıp, saygısızca ifadelerle ön plana çıkma gayreti de yok. Sansasyon peşinde koşmuyor, bildiğini, inandığını söylüyor. Geçen hafta da golcülerin tembelliği konusunu gündeme getirdi. “Bobo, Baros ve Güiza, hepsi çok tembeller, kendilerini aşma gayretleri yok” dedi. Sonra da “Hoca bizi gol çalıştırmıyor” diyerek, Denizli’yi, Reha Muhtar’a şikayet eden futbolcuyu haklı olarak yerden yere vurdu. “Ben hep kendi eksiklerimi gidermek için çaba harcadım. Sen alt yapıda bir genç misin ki hoca seni çalıştırsın?” diye sordu. Hakan, futbolcuyken farklıydı.. Yorumculuğu da farklı olacak. Uzun yola hüküm giymiş besbelli. Çakma şöhretle işi yok!
Beşiktaş kongre üyelerine çağrı!
Biliyorum bazılarınız son gün, sandık başına gidince kararınızı vereceksiniz. Bununla birlikte şimdiden kararını vermiş olan birçok kongre üyesi de var. Niyetim buradan genel kurul üzerinde baskı kurmak falan değil. Sadece bir kamuoyu yoklaması yapmak istiyorum. Diyeceksiniz ki o işin uzmanı şirketler var bırak onlar yapsın. Doğru ama o uzmanların Beşiktaş kongre üyelerini bulup ulaşmaları o kadar kolay olmaz. Oysa bu köşeyi okuyanlar arasında yüzlerce kongre üyesi var. Yani hedef kitleye buradan ulaşmak mümkün. Uzatmayalım. Kongre öncesi bir nabız yoklamasının her açıdan iyi olacağını düşünüyorum. Beşiktaş genel kurul üyeleri neler düşünüyor, hangi adayı desteklemek niyetindeler. Bu düşünceleri skorlara göre değişiyor mu? Yaklaşan kongreyle ilgili düşüncelerini benimle paylaşma nezaketini gösterecek tüm genel kurul üyeleri, 15 gün boyunca turgay.demir@fotomac.com.tr adresine mail gönderebilirler. Sonuçları kamuoyuyla paylaşacağım. Not: Sadece sicil numaralarını yazan üyeler değerlendirmeye alınacaktır.
Günün sözü
“Kurallar ihlal edilir edilmez, oyun evreni çöker, oyun diye bir şey ortada kalmaz.” Huizinga
TSL / Sivasspor:0 – Beşiktaş:1
30 Kasım 2009 Yazan Barış Kahraman
Kategori Haberler, Manşet, Maçlarımız

Turkcell Süper Lig’in 14. haftasında Beşiktaşımız, Sivasspor deplasmanına konuk oldu. Rakiplerimizin puan kaybettiği haftada takımımız deplasmandan 1-0 galip döndü ve galibiyet serisini 8 maça çıkardı.
Bu galibiyetin ardından takımımız puanını 30′a yükseltirken, ligde de ikinci sıraya yerleşti.
Turkcell Süper Lig’de bir sonraki hafta Beşiktaşımız, İnönü Stadı’nda ligin yeni takımlarından Diyarbakırspor’u ağırlayacak.
TABATA YOKLADI!
Karşılaşmanın 14. dakikasında Tabata ceza sahası sol çaprazında topu bir anda önünde buldu. Tabata şutunu çekti ama köşeye giden kaleci Petkovic iki hamlede kurtardı. Maçtaki ilk ciddi atağımızı Tabata ile değerlendiremedik.
EKREM ISKALADI!
Mücadelenin 20. dakikasında Bobo ceza sahası sol çaprazından içer girdi. Bobo pasını uygun durumdaki Ekrem’e çıkardı. Ekrem topa gelişine vurmak isterken ıskaladı ve Sivasspor savunması bu topu araya girerek uzaklaştırdı. Ekrem topa vurabilseydi gol olma şansı çok yüksekti.
TABATA ‘ÇATAL’A TAKILDI
İlk yarının 23. dakikasında sağ kanattan İbrahim Kaş topla çıktı. Kaş pasını ceza sahasındaki Nihat’a verdi. Nihat ceza sahası dışında uygun durumdaki Tabata’yı gördü. Nihat’ın pasına gelişine vuran Tabata’nın topu ‘çatal’ diye tabir edilen yerden döndü. Şansız bir dakika yaşadık.
BOBO AÇILIŞI YAPTI
Maçın 29. dakikasında sağ kanattan İbrahim Kaş ortasını ceza sahasına yaptı. Penaltı noktası üzerine yerden gelen topa hareketlenen golcü oyuncumuz Bobo, topun önüne ayağını koydu ve top ağlarla buluştu. Golden sonra Bobo kaleci Petkovic ile çarpıştığı için sakatlık yaşadı. Bravo çocuklar. 0-1
TARTIŞILACAK KARAR!
Karşılaşmanın 38. dakikasında Ernst pasını Bobo’ya verdi. Savunmanın arkasına kaçan Bobo aldığı topla Petkovic ile karşı karşıya kaldı. Bobo topu Petkovic’in üzerinden ağlarla buluşturdu ancak hakem ofsayt gerekçesiyle bu golümüzü geçersiz saydı.
BOBO SAKATLANARAK YARIM BIRAKTI!
Attığımız gol sırasında Petkovic ile çarpışan Brezilyalı yıldızımız Bobo bu pozisyonda sakatlanmıştı. Bobo 43. dakikada oyuna daha fazla devam edemeyeceğini söyledi ve oyuna Nobre girdi.
EKREM, PETKOVİC’E TAKILDI
İkinci yarının hemen başında takımımızdan Ekrem ceza sahası içinde Petkovic ile karşı karşıya kaldı. Ekrem vuruşunu yaptı ancak Petkovic ayaklarıyla bu topu kurtardı. İkinci yarıya fırtına gibi başladık.
SON DAKİKALARDA NET FIRSATLAR
Maçın 90. dakikasında savunma arkasına atılan topta Ernst koştu ve topu yakaladı. Kaleci Petkovic’in açıldığını gören Alman oyuncumuz Ernst aşırtma vuruşunu yaptı ama top direğin dibinden auta çıktı. Bu ataktan sonra 92. dakikada İbrahim Üzülmez topu kaptı ve bomboş durumda rakip ceza sahasına girdi. Üzülmez, müsait durumda olan Tello pasını çıkardı ama altıpas üzerindeki bu topu Sivasspor savunması kornere yolladı.
HERŞEY KONTROLÜMÜZ ALTINDA
İkinci yarıda oyunun kontrolünü elinde tutan Beşiktaşımız hafta içi oynadığı Manchester United maçının yorgunluğundan dolayı fazla saldırmadı ve tempoyu kendi ayarladı. Karşılaşmada başka gol olmadı ve takımımız arka arkaya 8 galibiyetini alarak ikinci sıraya yerleşmiş oldu.
MAÇTAN NOTLAR (İLK YARI)
2. dakikada Sivassporlu oyuncuların orta sahadan savunmanın arkasına attığı uzun pasta Rüştü zamanında çıkarak Musa’dan önce topu kontrol etti.
5. dakikada Sivasspor’un atağında Kadir’in sağ kanatta korner çizgisinden arka direğe yaptığı ortada defans tehlike büyümeden topu uzaklaştırdı.
15. dakikada ceza alanı içinde topu önünde bulan Tabata’nın müsait pozisyonda vuruşunda kaleci Petkoviç köşeye giden meşin yuvarlağı çeldi. Dönen topu savunma uzaklaştırdı.
19. dakikada sol kanattan Erman’ın ceza alanı içinde yaptığı ortada Kamanan’ın gelişine vuruşunda meşin yuvarlak auta gitti.
20. dakikada Bobo’nun ceza alanı içine gönderdiği topu penaltı noktası yakınlarında önünde bulan Ekrem, boş pozisyonda topu ıskalayınca defans tehlikeyi uzaklaştırdı.
23. dakikada Beşiktaş’ın organize gelişen atağında ceza alanının hemen dışında topla buluşan Tabata’nın sert vuruşunda meşin yuvarlak üst direkten döndü.
29. dakikada sağ kanattan gelişen atakta İbrahim Kaş’ın yaptığı ortada topa kaleci Petkoviç’den önce dokunan Bobo, meşin yuvarlağı ağlara gönderdi: 0-1
35. dakikada orta sahadan süratle çıkan Sivasspor’un atağında Erman’ın pasıyla ceza alanı içinde topu kontrol eden Musa’nın müsait pozisyonda vuruşunda meşin yuvarlak yan ağlarda kaldı.
43. dakikada bir pozisyonda sakatlanan Bobo’nun yerine oyuna Nobre girdi.
MAÇTAN NOTLAR (İKİNCİ YARI)
46. dakikada Kadir’in ceza alanı dışından sert vuruşunda meşin yuvarlak direğin çok üstünden auta çıktı.
47. dakikada kaleci Petkoviç ile karşı karşıya kalan Ekrem’in plase vuruşunda top kaleci Petkoviç’ten döndü.
58. dakikada Nihat’ın sağdan kullandığı korner atışında, arkaya seken topa Nobre müsait pozisyonda dokunamadı.
70. dakikada Sivasspor’un hızlı gelişen atağında İbrahim Şahin’in yaklaşık 30 metreden yaptığı vuruşta kaleci Rüştü topu iki hamlede güçlükle kontrol etti.
79. dakikada Sivasspor’da Kadir’in yerine 55. dakikada oyuna giren İbrahim Şahin sakatlanarak yerini Ferhat’a bıraktı.
81. dakikada ceza alanı içinde topu önünde bulan Erman’ın boş pozisyonda yakın mesafeden sert vuruşunda meşin yuvarlak az farkla yandan auta çıktı.
90. dakikada Tello’nun ara pasıyla kaleci Petkoviç ile karşı karşıya kalan Ernst’in aşırtma vuruşunda top yandan az farkla auta çıktı.
90+2′de Beşiktaş’ın kontratağında süratle soldan ceza alanı içine giren İbrahim Üzülmez’in ortaya gönderdiği topu, Beşiktaşlı oyunculardan önce defans kornere attı.
Stat: 4 Eylül
Hakemler: Bünyamin Gezer, Ekrem Kan, Neşet Mardin
Sivasspor: Petkoviç, Sedat, Murat Sözgelmez, Abdurrahman, Faruk, Erman, Kadir (Dk. 55 İbrahim Şahin)(Dk. 79 Ferhat), Musa, Sezer, Kamanan (Dk. 65 Zita), Cihan
Beşiktaş: Rüştü, İbrahim Kaş, Fink, Sivok, Ekrem Dağ, İbrahim Üzülmez, Ferrari, Tabata (Dk. 64 Uğur İnceman), Ernst, Nihat Kahveci (Dk. 88 Tello), Bobo (Dk. 43 Nobre)
Gol: Dk. 29 Bobo (Beşiktaş)
Sarı Kartlar: Dk. 67 İbrahim Şahin (Sivasspor), Dk. 72 İbrahim Kaş, Dk. 84 Rüştü (Beşiktaş)
“Sürpriz olmadı”
29 Kasım 2009 Yazan Barış Kahraman
Kategori Haberler

Teknik Direktörümüz Mustafa Denizli, Manchester United galibiyeti ardından çok sayıda tebrik telefonu aldığını belirterek, bu sonucun hem Beşiktaş hem de Türk futbolu adına gurur verici olduğunu söyledi.
Teknik Direktörümüz Mustafa Denizli, Manchester United galibiyeti ardından çok sayıda tebrik telefonu aldığını belirterek, bu sonucun hem Beşiktaş hem de Türk futbolu adına gurur verici olduğunu söyledi.
Tecrübeli hoca, İngiltere’den üç puanla dönmenin kendileri için büyük bir sürpriz olmadığını vurguladı. Old Trafford’a tek hedefle çıktıklarını kaydeden Denizli, “Maçtan galibiyetle ayrılmayı bekliyordum. Dolayısıyla benim için normal bir sonuç oldu. Futbolda her sonuç vardır. Manchester United’ı, İngiltere’de yenmek bizim için çok önemliydi. Bu nedenle oyuncularımla gurur duyuyorum” dedi.
Avrupa kupalarında yola devam etmek için CSKA Moskova’yı yenmek zorunda olduklarını hatırlatan Mustafa Denizli, Sivasspor maçını da değerlendirdi. Deneyimli çalıştırıcı, “Son dönemdeki çıkışımızı sürdürmek için Sivas maçı çok önemli. Bu maçı da kazanarak haftayı mutlu bitirmek istiyoruz” diye konuştu.Kaynak: Milliyet








